Üniversite’de İktisat (ekonomi değil) okuduğumdan mıdır nedir hala takip ederim İktisat alanındaki nobelleri.

Bu yılkini Bush karşıtı yazılarıyla tanınan Paul Krugman aldı.

Krugman’ın hangi çalışmasından dolayı Nobel aldığı artık beni pek de ilgilendirmese de, kendisinin hayatı ve çalışma stilini merak ediyordum doğrusu.

Kendisi de bunun farkında olmuş olacakki bunlarla ilgili iki yazı yazdı. Linkleri aşağıda.

Incidents from my Career


How I Work

Tefekkur-i Mevt?

Haziran 25, 2008

Ukrayna’da dıştan tabut gibi görünen, içi de açıkçası pek bir şeye benzemeyen bir lokanta yapmışlar.

Kim yemek yer ki burada?

Fotografci cesareti

Haziran 22, 2008

Turkiye’de millet darbe yapadursun, Amerika’da da kasirgalar dinmiyor.

Son dakikada bir degisiklik olmasa gidecegim Cedar Rapids sular altinda…

Surada da tamamen amator bir kisinin cektigi muthis bir fotograf var.

Muhabbet bağı

Nisan 27, 2008

Geçen akşam Rochester’da tasavvuf musikisi konseri vardi. Söyledikleri son “şarkı” Saadettin Kaynak’ın “Muhabbet Bağı” şarkısı. Hani hepimizin bildiği

“Muhabbet bağına girdim bu gece
Açılmış gülleri derdim bu gece
Vuslatın çağına erdim bu gece
Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş” diye başlayıp

“Ararım, ararım seni heryerde
Sorarım ıssız gecelerde
Sevgilim nerde” diye devam eden şarkı.

Hani futbol maçlarında binlerce kişinin aynı anda söylediği, hatta yanılmıyorsam Hababam Sınıfı’nın bir bölümünün bitişinde de Kemal Sunal’ın veya Adile Naşit’in söylediği parça.

Peki bunun tasavvuf musikisi ile ne alakasi var diyeceksiniz -ki ben de oyle demistim zaten.

Meger Muhabbet Baginin ilginc bir hikayesi varmış. Rahmetli Saadettin Kaynak hoca hafızmış ve Sultanahmet Camii’nin de imam-hatibiymiş. Aynı zamanda da bir Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) aşığıymış. Bir gün uykusunda Peygamber Efendimizi görmüş, ardından da ona aşkını ve vuslatının sevincini ifade eden bu “şarkı”yı yazmış.

Güzel sesli sunucu, bütün şarkılar onu anlatır diye bitirmişti konuşmasını.

Randy Pausch

Nisan 18, 2008


Randy Pausch 47 yaşında. Bundan yaklaşık 1 yıl önce pankreas kanseri olduğunu öğreniyor .

Kendisi, Amerika’nın en prestijli okullarından Carnegie Mellon Üniversitesi’nde Bilgisayar bölümünde profesör.

2007′nin Ağustos ayında doktorları kendisine 3-6 ay arası ömrü kaldığını söylüyorlar. Bundan3 ay ve 12 gün sonra Son Ders isimli, Youtube’da 1.5 milyondan fazla kez izlenen konferansını veriyor. Bundan sonra bir de Zaman Yönetimi isimli bir konferans daha veriyor Pausch.

Yakın zamanda da Son Ders isimli bir kitabı çıktı. Kitabının sesli versiyonunu dün indirdim ve dinlemeye başladım.

Pausch hala sağ. Sağlıgıyla ilgili gelişmeler şuradan takip edilinebilir.

Pausch öldüğü zaman üzüleceğim biri.

Tüm videoları ve kitabı şiddetle tavsiye edilir.

Göz

Ağustos 4, 2007

Sunnipath websitesi çok faydalandığım websitelerinden biri. Bir güzel özelliği İslam hakkında internet üzerinden dersler veriliyor olması. Başka bir tanesi de, bu dersleri veren hocaların dışarıdan yöneltilen soruları da cevaplayıp “Sunnipath Answers” bölümünde yayınlamaları. Geçenlerde cevapladıkları bir soruda gözlerin namazda açık kalmasının daha uygun olduğunu, çünkü vücudun her parçasının namazın feyzinden faydalanması gerektiğini söyledi.

İmam ibn Nüceym’den de alıntı yaparak, insanın gözlerinin de secde ettiğini ve dolayısıyla gözlerin secdede kapanmasının doğru olmayacağını söylüyorlardı.

Benim de aklıma, namazın insanları günahtan koruyucu etkisi geldi. Mesela insan gözlerini kaparsa, bu koruyucu etkinin azalabileceğini ve insanın gözüyle işleyebilecek günahlara daha meyyal olması ihtimali olabileceğini düşündüm. Hakeza, insan okunulan (veya kendi okuduğu) Kuran-ı Kerim’i dinlemezse kulağıyla işleyebileceği günahlara eğiliminin artabileceğini düşündüm.

Doğru mudur?

Allah-u ‘Alem.

İçindeki çocuğa sarıl demiş ya Sezen Aksu… İnsana gerçeği anlatma ihtimali olan şeylerden biri de o, insanın içindeki çocuk… Herkesin içinde var ondan, üzerine çok katı duvarlar örmediğiniz, koyu yağlı boyalardan sürmediğiniz sürece sizi gerçek, iyi, doğru ve güzel hakkında uyarma, yöneltme yetisine haiz, kimisinin vicdan dediği, yaşlandıkça olgunlaşan, kirlendikçe hırçınlaşan şey. Bir yazarın “her şey olabilir insan, yitirmemişse” derken atıfta bulunduğu şey de budur belki. İnsan içindeki çocuğa tüm kasırgalara rağmen sahip çıkmalı. Vahyin soluğuyla aranızda duvarlar varsa, aklınız “evil-commanding self’in” etkisi altına girmişse sizin içinizdeki çocuk belki size yardımcı olabilir.
Ve tekrarlayalım o yazarın sözünü…
“Her şey olabilir insan yitirmemişse…”

Gurbet

Ocak 8, 2006

Pencereden kar geliyor.
Aman annem,
Gurbet bana zor geliyor!